SARIYER SK’DA BÜYÜK RESMİ GÖRMEK GEREK!

Birkaç haftalık sonuçlara değil, büyük bir yolculuğa bakalım…

Futbolda skor tabelası her zaman önemlidir. Kazanmak, üst sıralara tırmanmak, taraftarını mutlu etmek her kulübün olduğu gibi Sarıyer’in de en doğal hedefidir. Hele ki geçmişinde önemli başarılar, köklü bir futbol kültürü ve güçlü bir camia bulunan Sarıyer’de beklentilerin yüksek olması son derece doğaldır.

Ancak futbolu yalnızca 90 dakikadan, bir mağlubiyetten ya da birkaç haftalık sonuçlardan ibaret görmek, büyük resmi kaçırmamıza neden olabilir.

Biraz geriye gidelim…

Sarıyer, uzun yıllar 2. Lig’de adeta demir atmış, üst lige çıkma mücadelesinde yıllarca beklemiş bir kulüptü. Nihayet bu özlem sona erdi. Sarıyer, 2. Lig’den kurtularak 1. Lig’e yükseldi. Geçtiğimiz sezon, ekonomik ve sportif rekabetin oldukça yüksek olduğu bu ligde kalmayı başardı. Bugün ise ikinci sezonunda mücadelesini sürdürüyor.

Bu, küçümsenecek bir yolculuk değil.

Üstelik sözünü ettiğimiz lig, Türk futbolunun en üst organizasyonu olan Süper Lig’in hemen bir alt basamağı. Yirmi takımın mücadele ettiği, kadro kalitesi, bütçe, transfer gücü ve rekabetin belirleyici olduğu zorlu bir platformdan bahsediyoruz.

Sarıyer, bu ligde son haftalarda yaşadığı puan kayıplarına rağmen 11. sırada. Alınacak birkaç galibiyetle 5-8. sıralar arasına yaklaşabilecek bir konumda. Dolayısıyla bugünkü tabloyu bir başarısızlık hikâyesi olarak okumak yerine, sezonun henüz devam ettiğini ve yarışın içinde olduğumuzu görmek gerekiyor.

Elbette takımın son haftalardaki performansı sorgulanmalı. Teknik heyetin oyun planı, oyuncu tercihleri, saha içi organizasyon, savunma ve hücum dengesi, kadro derinliği gibi konular futbolun doğal değerlendirme alanlarıdır. Taraftarın daha mücadeleci, daha üretken ve daha istikrarlı bir takım görmek istemesi de en doğal hakkıdır.

Fakat birkaç haftalık form düşüşü, iki sezondur 1. Lig’de mücadele eden bir kulübün bütün hikâyesini gölgelememeli.

SADECE SAHADA DEĞİL, KULÜBÜN GELECEĞİNDE DE MÜCADELE VAR

Başkan Ahmet Emre Yaldız’ın son açıklamasında dikkat çektiği önemli başlıklardan biri de kulübün tesisleşme ve kurumsallaşma çalışmaları.

Bir futbol kulübünün başarısı yalnızca sahaya sürdüğü 11 futbolcuyla ölçülmez. Altyapısı, tesisleri, mali yapısı, sponsorluk ilişkileri, idari organizasyonu, insan kaynakları ve sürdürülebilir gelir modelleri de başarının temel unsurlarıdır.

Bugün Sarıyer’de bu alanlarda bir şeyler yapılmaya, kulübün geleceğine yönelik adımlar atılmaya çalışılıyor. Tesisleşme konusunda yürütülen çalışmalar ve kurumsal yapıyı güçlendirme girişimleri önemli. Elbette alınması gereken daha çok mesafe, tamamlanması gereken işler ve geliştirilmesi gereken alanlar var. Kurumsallaşma bir günde tamamlanabilecek bir süreç değil. Ancak doğru yönde atılan adımların da hakkını teslim etmek gerekiyor.

Sarıyer’in içinden gelen genç yöneticilerin böyle bir sorumluluğu üstlenmesi, kulübün yükünü omuzlaması ve mevcut imkânlarla bu mücadeleyi sürdürmesi de ayrıca değerlendirilmeli.

Yönetim elbette eleştiriden muaf değil. Aksine, 1. Lig seviyesinde kalıcı olmak ve daha yukarıları hedeflemek isteyen bir kulübün yönetim anlayışını, mali disiplinini, sportif planlamasını ve kurumsal işleyişini sürekli geliştirmesi gerekiyor.

Ancak bir taraftan da şu gerçeği kabul etmeliyiz: Bir kulübün geleceğini inşa etmek, yalnızca bugünün maçını kazanmakla değil, yarının şartlarını hazırlamakla mümkün.

BU YÜK SADECE BİRKAÇ KİŞİNİN OMZUNDA KALMAMALI

Başkanın açıklamasındaki en önemli mesajlardan biri de kulübün yükünün daha geniş bir kesim tarafından paylaşılması gerektiği.

Sarıyer, yalnızca yönetim kurulunun, teknik heyetin veya futbolcuların kulübü değil. Sarıyer, bir ilçenin hafızası, bir semtin kimliği, yıllardır bu armaya gönül vermiş insanların ortak değeridir.

Tribünde yıllarca aynı heyecanla takımını destekleyenleri, deplasman yollarında Sarıyer’in peşinden gidenleri, çocukluğundan beri bu formayı taşıyanları düşünelim. Bu arma, birçok insan için sadece bir futbol kulübünün sembolü değil; anılar, dostluklar, aidiyet ve bir yaşam kültürüdür.

İşte tam da bu nedenle Sarıyer’in başarısı da sorumluluğu da ortak olmalıdır.

Yönetimden daha iyi bir sportif planlama, güçlü bir kadro ve sürdürülebilir bir kurumsal yapı beklemek ne kadar doğalsa; iş insanlarının, yerel dinamiklerin, taraftarların ve Sarıyer’e gönül veren herkesin kulübe destek olması da o kadar önemlidir.

Eleştirmek kolaydır. Ancak eleştirinin yanına katkıyı, beklentinin yanına sorumluluğu, sevginin yanına sahiplenmeyi koyabildiğimizde gerçek bir camia olmanın anlamı ortaya çıkar.

BÜYÜK HEDEFLER, ORTAK SORUMLULUKLA GERÇEKLEŞİR

Sarıyer’in hedefi elbette yalnızca 1. Lig’de kalmak olmamalı. Bu camianın geçmişinde Süper Lig var, hafızasında büyük maçlar ve büyük başarılar var. Dolayısıyla daha yukarısını istemek, daha iyisini beklemek Sarıyerlilik duygusunun bir parçasıdır.

Ancak büyük hedeflere ulaşmak için önce mevcut kazanımları korumak, sportif istikrarı sağlamak, mali yapıyı güçlendirmek, kurumsallaşmayı tamamlamak ve sürdürülebilir bir kulüp modeli oluşturmak gerekiyor.

Bugün atılan adımların yarın meyve vermesi için zamana, istikrara ve en önemlisi ortak iradeye ihtiyaç var.

Bardağın boş tarafına bakmak kolay. Önemli olan dolu tarafını da görebilmek, eksikleri konuşurken yapılanları unutmamak.

Sarıyer yıllarca 2. Lig’den çıkmanın mücadelesini verdi. Bugün 1. Lig’de, Süper Lig’in hemen bir alt basamağında yarışıyor. Bu yolculukta elde edilen kazanımları birkaç haftalık sonuçlara feda etmeyelim.

Yönetimden beklentimiz büyük olsun, takımdan daha iyisini isteyelim, eksikleri dile getirelim. Ama bütün bunları yaparken kulübümüzü yalnız bırakmayalım.

Çünkü Sarıyer’in ihtiyacı yalnızca birkaç galibiyet değil; sportif başarıyı kurumsal gelişimle birleştiren, geleceğe güvenle bakan güçlü bir kulüp kültürüdür.

Şimdi Sarıyer’e inanma, takıma destek olma ve kulübün geleceğine hep birlikte sahip çıkma zamanı.

Unutmayalım; bazı maçlar kaybedilebilir, bazı haftalar işler yolunda gitmeyebilir. Ama ortak değerlerimize sahip çıkmayı kaybetmeyelim.

Çünkü Sarıyer sadece bir futbol takımı değil, hepimizin ortak hikâyesidir.

Mustafa USLU-Sarıyer Life Spor Müdürü