Kamera Arkasından Emrivaki Fatura: Gazetecilik Bu Değil!

Medya dünyasında reklam, tanıtım veya sponsorlu içerik gibi çalışmaların belirli bir bedel karşılığında yapılması elbette sektörel bir gerçektir. Bu tür ticari işlerde kimsenin bir itirazı olamaz; yeter ki şartlar, bütçe ve kurallar her şeyden önce, yani kamera açılmadan ve röportaj yapılmadan çok önce şeffaf bir şekilde masaya yatırılsın, karşılıklı anlaşmaya varılsın.
Ancak Sarıyer’de son dönemde yaşanan bazı örnekler, bu temel ticari ve insani kuralı tamamen tersine çevirmiş durumda. Ortada ne önceden yapılmış bir anlaşma var ne de en ufak bir bütçe mutabakatı.
Süreç adeta oldubittiye getirilerek işliyor: Kendilerini medya mensubu olarak tanıtan kişiler, kentin önde gelen isimlerinin kapısını çalıyor. “Sizinle harika bir röportaj yapacağız” denilerek iyi niyetle yola çıkılıyor. İş insanı, projelerini ve vizyonunu paylaşmak üzere kameraların önüne geçiyor. Sohbetler ediliyor, çekimler tamamlanıyor.

İşte asıl tuhaflık ve mesleki etiğin zedelendiği an tam da kameralar kapandıktan sonra başlıyor.

Önceden tek bir kelime bile edilmeyen ücretler, iş bittikten sonra adeta bir emrivakiyle masaya konuluyor. Ya “Bu ücreti ödemezseniz röportajınızı yayınlamayız” denilerek içerik rehin alınıyor ya da “Röportajı yaptık, yayınladık, şimdi paramızı gönderin” denilerek sonradan fatura kesiliyor.

Tanıtım haberlerinde ücret alınmasına kimse laf söylemez; fakat bu ancak her iki tarafın baştan anlaşması ve şartları netleştirmesiyle mümkündür. Ortada önceden yapılmış bir mutabakat yokken, iş bittikten sonra “ver parayı” mantığıyla dayatma yapmak ticaret değildir. Daha da önemlisi, bu yaklaşım basın ilkelerini ve dürüstçe kamu görevi yürüten hakiki gazetecilerin emeğini ayaklar altına almaktır.

Basın, bir emrivaki veya sonradan fatura çıkarma aracı olamaz. Gerçek gazetecilik rızaya, şeffaflığa ve etik değerlere dayanır. Sarıyer’in onurlu isimlerini bu tarz zorlama yöntemlerle hedef alanlara karşı dikkatli olmak, şartları baştan konuşulmayan hiçbir teklife itibar etmemek her şeyden önce mesleğin onurunu korumak demektir.