Bazı insanların ardından “iyi insandı” demek yetmez. Çünkü onlar hayatları boyunca kimseyi kırmadan, incitmeden, sessizce iyilik biriktirerek yaşarlar. Sarıyer eğitim ve spor camiasının kıymetli isimlerinden Selçuk Yücel de tam olarak böyle bir insandı. Naif, asil, mütevazı… Tabiri caizse karınca incitmez, dünya tatlısı bir ağabeyimizdi. Selçuk Hocamızı kaybettik. Hem de hiç beklemediğimiz bir anda…

Haberi aldığımda gerçekten şok oldum.
İnsan bazı insanların ölümünü kendine yakıştıramıyor. Daha dün oradaymış, yarın karşılaşacakmış, bir telefon açsanız sesini duyacakmışsınız gibi geliyor.
Selçuk Hocam benim için de böyleydi.
Yurt içinde ve yurt dışında zaman zaman aynı ortamları, aynı yolculukları ve güzel anıları paylaştığımız; sohbetinden, nezaketinden ve insanlığından her zaman mutluluk duyduğum çok değerli bir ağabeyimdi.
Gösterişten uzak, sakin, zarif ve son derece naif bir insandı. Kimseyi kırmak istemeyen, karşısındakine değer veren, bulunduğu ortama ağırlığıyla değil güzel karakteriyle değer katan insanlardandı.
Emekli olduktan sonra da köşesine çekilmedi Selçuk Hocam.
Hayatının önemli bir parçası olan boksa, gençlere ve spora hizmet etmeye devam etti. Spor salonlarında genç sporcular yetiştiriyor, yılların bilgi ve tecrübesini yeni nesillere aktarıyordu.
Onu sporcu yetiştirdiği salonda ziyaret etmeyi çok istedim.
“Bir gün mutlaka gideceğim” diye düşündüm.
Ama hayatın koşturmacası içerisinde o zamanı bir türlü yaratamadım.
Şimdi en çok da buna üzülüyorum…
İnsan, bazı şeyleri ertelememesi gerektiğini böyle acı haberlerle bir kez daha anlıyor. Keşke gidip o salonda Selçuk Hocamı izleseydim. Keşke sporcularıyla birlikte görseydim. Keşke bir çayını daha içip biraz daha sohbet edebilseydik…
Meğer bazı “sonralar” hiç gelmiyormuş.
Selçuk Yücel, Sarıyer eğitim camiasının gerçek emekçilerindendi.
Uzun yıllar eğitim yöneticiliği yaptı. PTT Evleri’ndeki Zübeyde Hanım İlköğretim Okulu’nda müdürlük görevinde bulundu, ardından Hatemoğlu Ortaokulu Müdürlüğü görevini üstlendi.
Binlerce öğrencinin hayatına dokundu.
Ancak Selçuk Hocanın eğitim anlayışı okulun kapısında bitmiyordu. Sporun çocukların ve gençlerin gelişimindeki önemine inanıyor, kendi yaşamında da bunun en güzel örneklerinden birini veriyordu.
Eski bir boksör olan Selçuk Yücel, Türkiye Boks Federasyonu bünyesinde uluslararası düzeyde hakemlik yaptı. Federasyon kayıtlarında İstanbul ili IBA 2 yıldızlı boks hakemi olarak yer aldı.
Emekliliğinden sonra dahi genç sporcular yetiştirmeye devam etti.
Çünkü bazı insanlar mesleklerinden emekli olur ama hizmet etmekten emekli olmazlar.
Selçuk Hoca da onlardan biriydi.
Ve Selçuk Hocadan gelen son haber hepimizi derinden sarstı.
Edinilen bilgilere göre camide namazını kıldığı sırada aniden fenalaşarak yere yığıldı. Sağlık ekipleri gelene kadar kendisine etkili bir tıbbi müdahalede bulunulamadığı öğrenildi. İlk değerlendirmelerde kalp krizi geçirmiş olabileceği üzerinde duruluyor.
Elbette ölümün güzeli olmaz; geride kalanlar için her ölüm ayrılık, her ayrılık büyük bir acıdır.
Ama inancımızda insanın ibadet ederken, secdeye ve Rabbine yönelmişken bu dünyadan ayrılmasının ayrı bir anlamı vardır.
Selçuk Hocanın camide, namazını kılarken hayata gözlerini yummuş olması, onu tanıyanların yüreğindeki acının yanında belki küçük bir teselli olacak.
Çünkü onun sakinliğini, naifliğini ve güzel kalbini bilenler için bu vedada insanı derinden düşündüren bir teslimiyet var.
Müdürdü.
Eğitimciydi.
Sporcuydu.
Uluslararası boks hakemiydi.
Antrenördü.
Ama bütün bu unvanların önünde çok daha kıymetli bir özelliği vardı:
İyi insandı.
Bugün geriye dönüp baktığımda Selçuk Hocayı makamıyla ya da unvanlarıyla değil; o mütevazı haliyle, güzel gülümsemesiyle, nezaketiyle ve kimseyi incitmeyen karakteriyle hatırlıyorum.
Sarıyer bugün yalnızca emekli bir okul müdürünü ya da değerli bir spor insanını kaybetmedi.
Sarıyer, güzel bir insanını kaybetti.
Seni sporcu yetiştirdiğin o salonda ziyaret edemediğim için çok üzgünüm.
Belki de bu yüzden bu satırları yazmak benim için bir haber yazmaktan çok daha zor…
Keşkeler insanın içinde kalıyor.
Ama güzel insanlar gittikten sonra geride bıraktıkları güzel izlerle yaşamaya devam ediyor.
Sen de yetiştirdiğin öğrencilerde, sporcularda, meslektaşlarında ve seni tanıma şansına sahip olan insanların hatıralarında yaşamaya devam edeceksin.
Hakkını helal et Selçuk Hocam…
Güle güle dünya tatlısı, naif, asil ağabeyimiz.
Mekânın cennet olsun.
Selçuk Yücel’in cenazesi 5 Ağustos 2026 Çarşamba günü PTT Evleri Mahalle Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Kilyos Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Başta ailesi ve sevenleri olmak üzere Sarıyer eğitim camiasının, öğrencilerinin, meslektaşlarının ve spor dünyasının başı sağ olsun.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
